Yazarlar
Tek ortaklı limitet şirket
Halen Meclis gündeminde sıra bekleyen Yeni Ticaret Kanunu Tasarısı’nda bir ortaklı şirket tipine yer verilmekte, böyle bir ortaklık tipi de doktrinde tartışmalara yol açmaktadır.
Aslında böylesi bir düzenleme halen yürürlükte olan ticaret kanununda da limited şirketler açısından mevcuttur. Gerçi mevcut düzenleme bir ortaklı şirkete izin vermemekle birlikte, kişilerin kendi şirketleri ile ortak olması, yani bir kısım [...]
Kurumlar Vergisi’nde geçmiş yıl zararları
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi ile kurumlara, geçmişte oluşan zararlarını izleyen yıllarda oluşacak kazançlarından düşme olanağı sağlanmıştır. Önceki Kurumlar Vergisi Kanunu’nda kurumların “geçmiş yılların bilançolarına göre meydana gelen zararlar”ın düşülmesi kabul edilmişken yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’nda “geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararlar”ın düşülebileceği hükme bağlanmıştır. Bizce bu değişikliğin sebebi, kurumların zararlarının genellikle mali zararlardan [...]
Faturalardaki vade farkı kaydı
Son günlerde elimize geçen pek çok faturanın altında yer alan ve fatura borcunun süresinde ödenmemesi halinde belli bir oranda vade farkı veya faiz alınacağına dair kayıtları, bu yazımda ele alıp irdelemek istiyoruz. Kısaca irdeleme konumuz, bu faturalara süresinde itiraz etmezsek, bu kayıtları da kabul etmiş sayılıp sayılmayacağımız.
Bilindiği gibi, Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesine göre, bir [...]
Vergi hukukunda tebliğ
Vergi Usul Yasası’nın 94′üncü maddesi gereği olarak “Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır.” Yasal düzenleme gereği olarak “tahakkuk fişi dışında”, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bütün belge ve yazılar, adresleri bilinen gerçek ve tüzelkişilere posta vasıtası ile iadeli taahhütlü olarak, bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edilir.
Kurumlarda emisyon primleri
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-ç bendi ile anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin itibari değeri aşan kısmı Kurumlar Vergisi’nden istisna edilmiştir. Bu istisna daha önce eski Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8/5. maddesinde yer almaktaydı.
Transfer fiyatlandırmasının hukuki temeli
Bir önceki yazımızda eski Kurumlar Vergisi Kanunu’nun örtülü kazanç dağıtımı müessesesinin yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki transfer fiyatlandırması versiyonunun yol açtığı sorun ve sıkıntılara değinmiştik. Aslında transfer fiyatlandırması müessesesi zaten bünyesinde pek çok sorunu barındırmakta, hatta bu konuda benzer düzenlemelerin yer aldığı OECD ülkelerinde dahi karşılaşılan sorunların pek çoğu henüz çözümsüz durumdadır.
Transfer fiyatlandırmasında sorunlar
5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun yerini alan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile önemli ölçüde değişiklik geçiren düzenlemelerden birisi de, örtülü kazanç dağıtımına ilişkin düzenlemedir. Yeni Kanunda “Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı” adı altında yer alan düzenlemeyle, örtülü kazanç dağıtımı müessesesinin unsurları değiştirilmiş, ticari bilânçoya etki eder hale dönüştürülmüş ve saptanması, raporlanması, incelenmesi ve [...]
Kira gelirlerinde istisna
Gerçek kişilerin şahsi servetleri kapsamında yer alan kira gelirleri, bilindiği gibi, gayrimenkul sermaye iradı olarak Gelir Vergisi’ne tabidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 21. maddesinde, gayrimenkul sermaye iradı kapsamında konut olarak kiraya verilen gayrimenkullerle ilgili bir istisna hükmü yer almıştır. Bu istisna düzenlemesine göre 2007 yılında konutlardan elde edilen kira gelirlerinin 2300- YTL kısmı vergiden istisnadır.(Bu tutar [...]
Kiraların beyanında indirilebilecek giderler
Kira gelirlerinin saptanmasında Kanun, mükelleflere iki usul sunmuştur. Bunlar sırasıyla “götürü gider usulü” ve “gerçek gider usulü”dür. Mükellefler bu yöntemleri uygulama konusunda bir tercih hakkına sahiptirler. Mükelleflerin bu tercihlerini kullanmaları açısından bir koşul söz konusu değildir.
Ancak götürü gider usulünü kabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler. İkinci yıldan sonra ise, diğer usul seçilebilir. Örneğin [...]
Eğitim ve sağlık harcamaları indirimi
Her yılın mart ayı, bir önceki yıl elde edilen gelirlerin beyan dönemi olması dolayısıyla önem taşır. Bu yıl da 2007 yılında elde edilen gelirlere ilişkin yıllık Gelir Vergisi beyannamesinin, bu ayın 25. günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir. Beyannameden doğan vergi ise biri mart, diğeri temmuz olmak üzere iki taksitte ödenecektir. Bu ayın beyanname ayı olması [...]

