<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Sena Muhasebe</title>
	<atom:link href="http://www.senamuhasebe.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.senamuhasebe.com</link>
	<description>Muhasebe, Vergi ve Sosyal Güvenlik konularındaki yardımcınız...</description>
	<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 09:09:29 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Yargı kararlarında ödeme emri</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/yargi-kararlarinda-odeme-emri/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/yargi-kararlarinda-odeme-emri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 09:09:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Mevzuatı]]></category>

		<category><![CDATA[Yargı Kararları]]></category>

		<category><![CDATA[haciz]]></category>

		<category><![CDATA[ödeme emri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=402</guid>
		<description><![CDATA[Danıştay 4. Dairesi E.2003/1599 K.2003/3199 T.11.12.2003
Davacının başkanı olduğu Spor Kulübü adına yapılan tarhiyatların aleyhine dava açılmayarak kesinleşmesi ve tebliğ edilen ödeme emirlerine rağmen vadesinde ödenmemesi nedeniyle, Davacının şahsi mal ve haklarına haciz işlemi yapılmışsa da; 6183 sayılı Kanun uyarınca amme alacağının haciz uygulanarak cebren tahsili yoluna gidilebilmesi için öncelikle borçlunun borcunu rızaen ödemesini sağlamak, borcu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Danıştay 4. Dairesi E.2003/1599 K.2003/3199 T.11.12.2003</p>
<p>Davacının başkanı olduğu Spor Kulübü adına yapılan tarhiyatların aleyhine dava açılmayarak kesinleşmesi ve tebliğ edilen ödeme emirlerine rağmen vadesinde ödenmemesi nedeniyle, Davacının şahsi mal ve haklarına haciz işlemi yapılmışsa da; 6183 sayılı Kanun uyarınca amme alacağının haciz uygulanarak cebren tahsili yoluna gidilebilmesi için öncelikle borçlunun borcunu rızaen ödemesini sağlamak, borcu ve borçluyu tespit etmek ve borca karşı itiraz hakkı tanımak bakımından ilgilisi adına ödeme emri düzenlenip, tebliği zorunlu olduğu gibi, haczin haciz uygulanacak kişi adına düzenlenen bir haciz varakasına dayanılarak yapılması gerekirken, olayda dava konusu haciz işlemi davacının başkanı olduğu spor kulübünün ödenmeyen ve tahsil olanağı bulunmayan vergi borçlarının davacıdan tahsiline yönelik tesis edilmiş ise de, davacı adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmediği gibi, adına düzenlenmiş bir haciz varakası da bulunmadığından, yasada belirtilen usul ve şartlara uygun olmayan haciz işleminin iptali gerekmektedir.<br />
<span id="more-402"></span></p>
<p>Danıştay 9. Dairesi E.2002/5547 K.2003/3267 T.10.6.2003</p>
<p>X Anonim Şirketinin 1999 yılına ait olan ve vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili için genel müdür olan davacı adına VUK&#8217;nun 10.md. uyarınca ödeme emri düzenlenmişse de; TTK&#8217;nun 317. maddesinde anonim şirketlerin idare meclisi tarafından idare ve temsil olunacağını, 319. maddesinde ise esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edilemeyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağının tespit olunacağı, esas mukavele ile temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için umumi heyete veya idare meclisine salahiyet verilebileceği, bu gibi kayıtlar bulunmadığı takdirde 317. madde hükmünün tatbik olunacağı hükme bağlanmıştır. Davacının, borçlu A.Ş.&#8217;nin genel müdürlüğü görevini yürüttüğü olayda, borçlu şirkette pay sahibi veya YK üyesi olmaması ve esas sözleşme ile de şirket müdürünün şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmaması sebepleriyle şirket borçlarından sorumlu tutulması mümkün olmayıp, adına düzenlenen ödeme emrinde isabet yoktur.</p>
<p>Danıştay 4. Dairesi E.2001/3313 K.2002/3372 T.31.10.2002</p>
<p>Yeminli Mali Müşavir olan davacı adına, hakkında kurumlar vergisi tasdik raporu düzenlediği X Limited Şirketince beyan dışı bırakıldığı tespit edilen kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergi ve cezanın tahsili amacıyla, müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri düzenlenmişse de; Vergi Usul Kanununa 3239 sayılı kanunla eklenen Ek Madde ile Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin konusu tanımlanarak, meslek, bu konularda müşavirlik yapmak, mükelleflerin mali tablolarını ve beyannamelerini ilgili mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ve denetim standartları açısından tasdik etmek olarak açıklanmış, tasdiki yapılan belgelerin tasdik işleminin kapsamı ölçüsünde incelenmiş belgeler olarak kabul edileceği ve YMM&#8217;lerin yaptıkları tasdikle ilgili işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmiştir. Ancak, 3568 sayılı kanunun 1, 2/B ve 12. maddeleri ile Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 18 sıra no&#8217;lu Genel Tebliğ hükümlerine göre, bu sorumluluk çerçevesinde müşterek ve müteselsil sorumlu olarak YMM hakkında takibata geçilebilmesinin ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezaların asıl mükellef açısından miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesi gerektiği, olayda ise takibe konu vergi alacağının mükellef yönünden kesinleşmemiş olması sebebiyle, henüz tahakkuku kesinleşmemiş olan vergi ve cezanın tahsili için YMM adına düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/yargi-kararlarinda-odeme-emri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sigorta aracılarında KDV</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/sigorta-aracilarinda-kdv/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/sigorta-aracilarinda-kdv/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 08:56:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KDV Mevzuatı]]></category>

		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[acente]]></category>

		<category><![CDATA[kdv]]></category>

		<category><![CDATA[sigorta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=400</guid>
		<description><![CDATA[SORU : Sigorta şirketi aracısıyız. Bizim Banka Ve Sigorta Muameleleri Vergisi mükellefiyetimiz kaldırıldı. Ancak yine bizim sigorta şirketlerinden almış olduğumuz komisyonlar var. Bu komisyonlar katma değer vergisine tabi olacak mı? (A. Temizer)

CEVAP: Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 110 Seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği&#8217;nin 2. bölümünde yapılan açıklamalar uyarınca &#8220;Sözleşme yapma ve prim tahsil etme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SORU : Sigorta şirketi aracısıyız. Bizim Banka Ve Sigorta Muameleleri Vergisi mükellefiyetimiz kaldırıldı. Ancak yine bizim sigorta şirketlerinden almış olduğumuz komisyonlar var. Bu komisyonlar katma değer vergisine tabi olacak mı? (A. Temizer)<br />
<span id="more-400"></span><br />
CEVAP: Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 110 Seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği&#8217;nin 2. bölümünde yapılan açıklamalar uyarınca &#8220;Sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisi bulunan veya bulunmayan sigorta acenteleri ile sigorta brokerlerinin sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri karşılığı aldığı komisyon bedelleri üzerinden katma değer vergisi hesaplanmayacaktır.<br />
Dolayısıyla faaliyetleri tamamen bu istisna kapsamındaki işlemlerden oluşan, hiçbir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmayan sigorta arcıları istisna kapsamındaki işlemleri nedeniyle katma değer vergisi beyannamesi vermeyecektir.<br />
Faaliyetleri Katma Değer Vergisi Yasası&#8217;nın 17/4-e maddesi uyarınca katma değer vergisinden müstesna olan sigorta aracıları tarafından işletmelerine ait taşınır ve taşınmazların teslimi ve sigorta muamelelerine ilişkin olanlar dışındaki hizmetleri katma değer vergisine tabi tutulacaktır.<br />
Bu nedenle, sözü edilen sigorta aracılarının istisna kapsamına girmeyen katma değer vergisine tabi arizi işlemlerinin bulunması halinde, bu işlemler sadece işlemin gerçekleştiği dönem için bir defaya mahsus olarak verilecek (1) numaralı katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. (V. Seviğ)</p>
<p>Referans Gazetesi, 16 Temmuz 2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/sigorta-aracilarinda-kdv/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vergi borçlusuna hem tecil işlemi hem haciz olur mu?</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/vergi-borclusuna-hem-tecil-islemi-hem-haciz-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/vergi-borclusuna-hem-tecil-islemi-hem-haciz-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 08:39:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Mevzuatı]]></category>

		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[borç]]></category>

		<category><![CDATA[ihtilaf]]></category>

		<category><![CDATA[taksit]]></category>

		<category><![CDATA[uzlaşma]]></category>

		<category><![CDATA[vergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[SORU: Vergi Dairesine olan vergi borcumu 25.6.2008 tarihinde teminatlı olarak 5 taksitle ertelettim. Onlarda ertelemeyi kabul etti. Ancak 30 Haziran 2008&#8242;de Banka hesaplarıma bloke koydular. Tam bir hafta uğraş sonucunda bu blokeyi kaldırttım. Ancak bu kez müşterilerime maliyeye borcum olduğunu ve alacaklarımın vergi dairesine ödenmesiyle ilgili haciz yazıları göndermişler. Bütün müşterilerime rezil oldum. Hatta müşterilerim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SORU: Vergi Dairesine olan vergi borcumu 25.6.2008 tarihinde teminatlı olarak 5 taksitle ertelettim. Onlarda ertelemeyi kabul etti. Ancak 30 Haziran 2008&#8242;de Banka hesaplarıma bloke koydular. Tam bir hafta uğraş sonucunda bu blokeyi kaldırttım. Ancak bu kez müşterilerime maliyeye borcum olduğunu ve alacaklarımın vergi dairesine ödenmesiyle ilgili haciz yazıları göndermişler. Bütün müşterilerime rezil oldum. Hatta müşterilerim bana kardeşim benim vergi borcumdan kapıma yazı gelmiyor siz nasıl kapıma yazı göndertirsiniz diye çıkışmaktalar. Hatta işin boyutunu ticaretini kesmeye götürenler bile oldu. Ben bu maliyeye olan borcumu ödeyeceğim ancak bu benim maliyeye son ödemem olacak. Çünkü benim ticaretimi maliye bitirmiş durumda. Şu an bu gün yanımda çalışan 15 sigortalımı işten çıkarttım ve bu işletmenin kapısına kilidimi asıyorum. Maliye benden yılda katma değer vergisi, stopaj ve kurumlar vergisi olarak 100.000 YTL&#8217;den fazla vergi alıyordu gecikmeli de olsa. Bundan böyle işyerimi kapatacağım için kuruş alamayacak. Maliye bu kadar dar görüşlü olabilir mi? Konuyu köşenize taşımanızı dilerim. Ben bu uygulamaya maruz kalan tek mükellef değilim. Bizi sanırım piyasadan silmek istiyorlar. Vergi gelirleri bu yıl bu şekilde arttı. Ancak önümüzdeki yıl bunun yarısı toplanamaz. İşçilerim de işten ayrılınca altı ay boyunca devletten para alacaklar. İşsizlik fonundan. Şimdi kim kârlı acaba? (Y. Ağca)<br />
 <span id="more-398"></span><br />
YANIT: Son zamanlarda &#8220;Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında kanun ve Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında&#8221;ki Yasa&#8217;nın Resmi Gazete&#8217;de yayımından sonra uygulanmaya başlayan yakınmalar giderek artmaya başlamıştır. Bu yakınmaların içerisinde bazıları dikkat çekicidir. Şöyle ki;<br />
* Bazı vergi daireleri esas borçlu yerine borçlunun iş ilişkisi olduğu yerlere yazı yazarak borçluya ödeme yapmamaları talimatı vermektedir.<br />
* Veya borçlunun iş ilişkisinde bulunduğu kişi ve kurumlara yazı yazarak borçluyu görüşmeye davet etmektedir.<br />
* Veyahut da okurumuzun da yukarıda ifade ettiği gibi önce borçlunun tecil istemini kabul ederek, bilahare borçlunun banka hesaplarına tedbir koymayı tercih etmektedirler.<br />
Oysa 5766 sayılı yasa ile vergi borçlularının borçlarını ödeyebilmeleri için bazı kolaylıklar getirilmiş olup, bu kolaylıklardan birisi de vergi borçlusunun borcu bulunduğu vergi dairesine başvurması halinde 50 bin YTL&#8217;ye kadar borcu için teminat aranmaksızın gerekli tecil işleminin yapılması, 50 bin Lirayı aşan borçlar için ise borç toplamının 50 bin YTL&#8217;yi aşan kısmı için teminat aranmasıdır.<br />
Diğer yandan tecil istemi kabul edilen bir vergi borçlusu için onun müşterilerine yazı yazarak ödemenin vergi dairesine yapılması isteminin mevcut Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Yasada yeri bulunmamaktadır.<br />
Usulüne uygun olarak tecil isteminde bulunmuş ve bu istemi vergi idaresince kabul edilmiş olan borçlular hakkında Okurumuzun belirttiği şekilde işlem yapılması hukuken kabul edilebilir bir idari tasarruf değildir. Kaldı ki bu gibi idari işlemler vergi mükellefi konumunda ve piyasada iş yapmak durumunda olan ticari faaliyet sahiplerinin itibarını zedelemektedir. (V. Seviğ)</p>
<p>Referans Gazetesi, 16 Temmuz 2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/vergi-borclusuna-hem-tecil-islemi-hem-haciz-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vergi borcunun taksitlendirmesi</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/vergi-borcunun-taksitlendirmesi/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/vergi-borcunun-taksitlendirmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 13:58:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Mevzuatı]]></category>

		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[borç]]></category>

		<category><![CDATA[taksit]]></category>

		<category><![CDATA[taksitlendirme]]></category>

		<category><![CDATA[vergi]]></category>

		<category><![CDATA[vergi borcu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=397</guid>
		<description><![CDATA[SORU: Vergi dairesine olan borçlarımızı içinde bulunduğumuz ekonomik sorunlar nedeniyle ödeyemiyoruz. Bu konuda yapmış bulunduğumuz yazılı başvuru üzerine vergi dairesi bize teminat göstermemiz halinde sizin borcunuzu taksitlendirebiliriz diyor. Bizim vergi dairesine olan borcumuz 60.000 YTL civarında, ancak bizden istenen teminat miktarı bunun üzerinde.
Yapılan yeni kanun değişikliğinden biz yararlanamaz mıyız?

YANIT: Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki yasanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SORU: Vergi dairesine olan borçlarımızı içinde bulunduğumuz ekonomik sorunlar nedeniyle ödeyemiyoruz. Bu konuda yapmış bulunduğumuz yazılı başvuru üzerine vergi dairesi bize teminat göstermemiz halinde sizin borcunuzu taksitlendirebiliriz diyor. Bizim vergi dairesine olan borcumuz 60.000 YTL civarında, ancak bizden istenen teminat miktarı bunun üzerinde.<br />
Yapılan yeni kanun değişikliğinden biz yararlanamaz mıyız?<br />
<span id="more-397"></span><br />
YANIT: Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki yasanın 48.maddesinin 2.fıkrası uyarınca 01.07.2008 tarihinden itibaren &#8220;… amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibariyle tecil edilen borçlarının toplamı Elli Bin Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı Elli Bin Yeni Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır.&#8221;<br />
Buna göre; amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibariyle tecil edilecek borçları için teminat ancak borcun elli bin lirayı aşması halinde aranacaktır.<br />
Bu bağlamda da tecil ve taksitlendirilecek amme alacaklarının toplam tutarının 50 bin lirayı aşması halinde gösterilmesi gereken teminat miktarı 50 bin lirayı aşan kısmın ancak yarısı olacaktır. Dolayısıyla sizin alacaklı vergi dairesine göstermek zorunda olduğunuz teminat miktarı (60.000-50.000= 10.000 : 2= 5.000 YTL&#8217;dir.)<br />
Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Tahsilat Genel Tebliğ Seri A sıra no:2&#8242;de de açıkça ifade edildiği üzere &#8220;her bir tahsil dairesince borçlunun tecil edilen borç toplamı 50.000 liraya ulaşıncaya kadar borçludan herhangi bir teminat göstermesi istenmeyecektir. Ancak, tecil edilen borç toplamı 50.000 lirayı aştıktan sonra ve tecil şartlarına uygun ödemeler devam ettiği müddetçe borçlu tarafından yapılacak her yeni tecil istemi sırasında, daha önce tecil edilmiş borçların 50.000 liralık kısmı için teminat aranılmamış olması nedeniyle, tecili talep edilen borcun yarısı değerinde teminat gösterilmesi istenecektir.<br />
Bu açıklamalar çerçevesinde borçlu bulunduğunuz vergi dairesine başvurarak mevcut borcunuzun taksitlendirilmesini isteyebilirsiniz (V. Seviğ).</p>
<p>Referans Gazetesi, 09.07.2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/vergi-borcunun-taksitlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Temmuz 2008 Mali Takvimi</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/temmuz-2008-mali-takvimi/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/temmuz-2008-mali-takvimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 07:54:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mali Takvim]]></category>

		<category><![CDATA[Mali Tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=396</guid>
		<description><![CDATA[7 TEMMUZ
* Haziran 2008 dönemi çeklere ait değerli kâğıtlar vergisi bildirimi ve ödemesi
9 TEMMUZ
* 16-30 Haziran 2008 dönemine ait noterlerce yapılan makbuz karşılığı ödemelere ait bildirimlerin verilmesi ve ödenmesi
10 TEMMUZ
* 16-30 Haziran 2008 dönemine ait noterlerce yapılan makbuz karşılığı ödemelere ait bildirimlerin verilmesi ve ödenmesi

15 TEMMUZ
* Haziran 2008 dönemi BSMV beyanı ve ödemesi
* Haziran 2008 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>7 TEMMUZ<br />
* Haziran 2008 dönemi çeklere ait değerli kâğıtlar vergisi bildirimi ve ödemesi</p>
<p>9 TEMMUZ<br />
* 16-30 Haziran 2008 dönemine ait noterlerce yapılan makbuz karşılığı ödemelere ait bildirimlerin verilmesi ve ödenmesi</p>
<p>10 TEMMUZ<br />
* 16-30 Haziran 2008 dönemine ait noterlerce yapılan makbuz karşılığı ödemelere ait bildirimlerin verilmesi ve ödenmesi<br />
<span id="more-396"></span></p>
<p>15 TEMMUZ<br />
* Haziran 2008 dönemi BSMV beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemi özel iletişim vergisi beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemi KKDF kesintilerinin bildirim ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemi kolalı gazozlar, alkollü içecekler ve tütün mamullerine ilişkin özel tüketim vergisi beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemi dayanıklı tüketim malları ve diğer mallara ilişkin özel tüketim vergisinin beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemi motorlu taşıt araçlarına ilişkin (tescile tabi olmayanlar) özel tüketim vergisi beyanı ve ödemesi</p>
<p>21 TEMMUZ<br />
* Haziran 2008 dönemine ait petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin ek:4 no&#8217;lu ÖTV bildirim formu<br />
* Haziran 2008 dönemine ait kolalı gazozlara ilişkin ek:7 no&#8217;lu ÖTV bildirim formu<br />
* Haziran 2008 dönemine ait alkollü içeceklere ilişkin ek:8 no&#8217;lu ÖTV bildirim formu<br />
* Haziran 2008 dönemine ait tütün mamullerine ilişkin ek:9 no&#8217;lu ÖTV bildirim formu<br />
* Haziran 2008 dönemine ait dayanıklı tüketim ve diğer mallarına ilişkin ek:10 no&#8217;lu ÖTV bildirim formu<br />
* Haziran 2008 dönemine ait yarışma ve çekiliş ile futbol müsabakalarına ve at yarışlarına ait intikal vergisi beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemi ilan ve reklam vergisi beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemine ait şans oyunları vergisinin beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemi müşterek bahislere ait eğlence vergi beyan ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemine ait yangın sigortası vergisi beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 Dönemine Ait Elektrik Ve Havagazı Tüketimi Vergisi Beyanı Ve Ödemesi</p>
<p>24 TEMMUZ<br />
* 1-15 Temmuz 2008 dönemine ait noterlerce yapılan makbuz karşılığı ödemelere ait bildirimlerin verilmesi ve ödenmesi</p>
<p>25 TEMMUZ<br />
* 1-15 Temmuz dönemi petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin özel tüketim vergisinin beyanı ve ödemesi</p>
<p>28 TEMMUZ<br />
* Haziran 2008 dönemine ait kurumlar vergisi stopajının muhtasar beyanname ile beyanı<br />
* Haziran 2008 dönemine ait gelir vergisi stopajının muhtasar beyanname ile beyanı<br />
* Haziran 2008 dönemine ait istihkaktan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisi ile sürekli mükellefiyeti bulunanlar için makbuz karşılığı ödenmesi gereken damga vergisinin beyanı<br />
* Haziran 2008 dönemi katma değer vergisinin beyanı<br />
* Nisan-mayıs-haziran 2008 dönemi gelir vergisi stopajının muhtasar beyanname ile beyanı<br />
* Nisan-mayıs-haziran 2008 GVK&#8217;nun geçici 67. maddesine istinaden yapılan tevkifatların muhtasar beyanname ile beyanı<br />
* Nisan-mayıs-haziran 2008 dönemi katma değer vergisinin beyanı</p>
<p>31 TEMMUZ<br />
* Haziran 2008 dönemine ait kurumlar vergisi stopajının ödenmesi<br />
* Haziran 2008 dönemine ait gelir vergisi stopajının ödenmesi<br />
* Haziran 2008 dönemine ait istihkaktan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisi ile sürekli mükellefiyeti bulunanlar için makbuz karşılığı ödenmesi gereken damga vergisinin ödenmesi<br />
* Haziran 2008 dönemi katma değer vergisinin ödenmesi<br />
* Nisan-mayıs-haziran 2008 dönemi gelir vergisi stopajının ödenmesi<br />
* Nisan-mayıs-haziran 2008 GVK&#8217;nun geçici 67. maddesine istinaden yapılan tevkifatların ödenmesi<br />
* Nisan-mayıs-haziran 2008 dönemi katma değer vergisinin ödenmesi<br />
* Haziran 2008 dönemine ait haberleşme vergisinin beyanı ve ödemesi<br />
* Haziran 2008 dönemi SSK sigorta primlerinin ödemesi<br />
* Bağ-kur sigortalılarının temmuz 2008 sigorta primi ve sağlık sigorta primlerinin ödemesi<br />
* Motorlu taşıtlar vergisi 2. taksit ödemesi<br />
* 2007 yılı gelir vergisinin 2. taksit ödemesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/temmuz-2008-mali-takvimi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>OSB&#8217;lerde asgari geçim indirimi tutarı, gelir vergisinden mahsup edilir</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/osblerde-asgari-gecim-indirimi-tutari-gelir-vergisinden-mahsup-edilir/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/osblerde-asgari-gecim-indirimi-tutari-gelir-vergisinden-mahsup-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 07:37:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Asgari Geçim İndirimi]]></category>

		<category><![CDATA[Gelir Vergisi]]></category>

		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[OSB]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=395</guid>
		<description><![CDATA[SORU: Yatırımların ve istihdamın teşvikinden yararlanan bölgede faaliyet gösteren bir kuruluşuz. Daha önce bizim bünyemizde çalışan personele ait gelir vergisini ödemiyorduk. Ancak asgari geçim indirimi uygulamasından sonra bu durum sorun yaratmaya başladı. Son olarak Gelir Vergisi Kanunu&#8217;nda değişiklik yapılarak, bu defa bizim asgari geçim indirimini çalışanlarımıza ödememiz cihetine gidildi. Giderek sorunlu hale gelen ekonomimizde bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SORU: Yatırımların ve istihdamın teşvikinden yararlanan bölgede faaliyet gösteren bir kuruluşuz. Daha önce bizim bünyemizde çalışan personele ait gelir vergisini ödemiyorduk. Ancak asgari geçim indirimi uygulamasından sonra bu durum sorun yaratmaya başladı. Son olarak Gelir Vergisi Kanunu&#8217;nda değişiklik yapılarak, bu defa bizim asgari geçim indirimini çalışanlarımıza ödememiz cihetine gidildi. Giderek sorunlu hale gelen ekonomimizde bu durum bizim gibi işletmeleri zorlamaya başladı.<br />
 <span id="more-395"></span><br />
YANIT: Yatırımların ve istihdamın teşviki ile ilgili 5084 sayılı yasanın 3.maddesi gereği olarak 01.04.2005 tarihinden geçerli olmak ve 31.12.2008 tarihine kadar uygulanmak üzere;<br />
* 01.04.2005 tarihinden itibaren yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, en az on işçi çalıştırmaları koşuluyla söz konusu yasada belirtilmiş il ve ilçelerdeki işyerlerinde çalıştırdıkları işçilerin,<br />
* 01.04.2005 tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden asgari on işçi çalıştıranların işyerlerinde fiilen çalışanların,<br />
ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin; organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu işyerleri için tamamı, diğer yerlerdeki işyerleri için yüzde sekseni, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinden terkin edilmektedir.<br />
Diğer yandan 5766 sayılı &#8220;Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki&#8221; yasa ile Gelir Vergisi Yasası&#8217;na eklenen geçici 73. madde hükmü gereği olarak &#8220;Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki&#8221; Yasa&#8217;nın 3.maddesi kapsamında gelir vergisi stopajı teşviki uygulanan ücretlerin vergilendirilmesinde, öncelikle asgari geçim indiriminin dikkate alınması öngörülmüştür.<br />
Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 267 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği&#8217;nin 5. bölümünde yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere teşvikten yararlanan bölgelerde asgari geçim indirimi tutarı, yapılan yeni düzenleme uyarınca ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden öncelikle mahsup edilecektir. Bundan sonra kalan kısım terkin konusu yapılacaktır. Dolayısıyla yeni uygulamaya göre teşvikten yararlanan bölgelerde bundan böyle asgari geçim indirimine konu miktar ücretlilere ödenecek, hesaplanan gelir vergisinden asgari geçim indirimi düşüldükten sonra kalan kısım ise terkin konusu yapılacak yani vergi idaresince işverenden tahsil edilmeyecektir.<br />
Örneğin Mardin Organize Sanayi Bölgesi dışında faaliyet gösteren bir işletmede çalışan 34 kişinin ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergi toplamının 3.280 YTL olduğunu varsayacak olursak söz konusu ödemelerde terkin konusu yapılacak gelir vergisi miktarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır:<br />
* Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.3.280.00 YTL<br />
* Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi (34 x 77.57 = )            2.637.38 YTL<br />
* Hesaplanan asgari geçim indirimi&#8230;&#8230;&#8230;..2.157.68 YTL<br />
* Yatırımların ve istihdamın teşviki ile ilgili yasanın 3.maddesine göre terkin edilecek tutar<br />
(2.637.38 2.157.68 = )            479.70 YTL<br />
* Vergi dairesine ödenecek tutar (3.280- 2.627-38 479.70 = )            642.62 YTL</p>
<p>Bilindiği üzere çalışanlara uygulanacak asgari geçim indirimi miktarı asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi miktarını geçemeyecektir.(V. Seviğ)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/osblerde-asgari-gecim-indirimi-tutari-gelir-vergisinden-mahsup-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>01.07.2008 - 20.07.2008 dönemi mali tatildir.</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/01072008-20072008-donemi-mali-tatildir/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/01072008-20072008-donemi-mali-tatildir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 09:49:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mali Tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[15.03.2007 tarih ve 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesi gereği 01.07.2008 – 20.07.2008 dönemi mali tatildir.
Mali tatil uygulamasına ilişkin açıklamalar; Maliye Bakanlığınca yayımlanan 1 sıra no.lu Mali Tatil Uygulaması Hakkında Genel Tebliğ ile açıklanmıştır.
Aşağıda mali tatil uygulamasına ilişkin özet bazı hatırlatmalara yer verilmiştir.

1. Mali tatil nedeniyle uzayan süreler
Son günü mali tatile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>15.03.2007 tarih ve 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesi gereği 01.07.2008 – 20.07.2008 dönemi mali tatildir.</p>
<p>Mali tatil uygulamasına ilişkin açıklamalar; Maliye Bakanlığınca yayımlanan 1 sıra no.lu Mali Tatil Uygulaması Hakkında Genel Tebliğ ile açıklanmıştır.</p>
<p>Aşağıda mali tatil uygulamasına ilişkin özet bazı hatırlatmalara yer verilmiştir.<br />
<span id="more-394"></span></p>
<p>1. Mali tatil nedeniyle uzayan süreler</p>
<p>Son günü mali tatile rastlayan bazı süreler, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılmaktadır. Bu hüküm kapsamında olan süreler şunlardır:</p>
<p>§ Beyana dayalı tarhiyatta, beyanname verme süresinin son günü mali tatil süresi içerisinde kalan vergi, resim ve harçlara ilişkin beyannamelerin verilme süreleri, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamaktadır (istisnaları aşağıda sayılacaktır).</p>
<p>Mali tatil süresinin sonu beklenmeden beyannamelerin verilmesi mümkündür.</p>
<p>§ İkmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyata ilişkin olup vadesi mali tatile rastlayan vergi, resim ve harçlar ile vergi cezaları ve gecikme faizlerinin ödeme süresi, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılmaktadır.</p>
<p>§ İkmalen, re’sen veya idarece yapılmış olan tarhiyatlara karşı mükelleflerin uzlaşma talep etme veya cezada indirim talebinde bulunma süresinin son gününün mali tatile rastlaması halinde bu süre, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılmaktadır.</p>
<p>Mali tatil süresi içinde uzlaşma veya cezada indirim talebinde bulunulması mümkündür.</p>
<p>§ Vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye Bakanlığınca veya vergi dairelerince devamlı bilgi verme çerçevesinde istenecek bilgilerin verilmesine ilişkin sürenin son gününün mali tatile rastlaması halinde bu süre, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılmaktadır.</p>
<p>2. Mali tatil nedeniyle işlemeyen süreler</p>
<p>Mali tatil nedeniyle işlemeyen süreler şunlardır:</p>
<p>§ Muhasebe kayıt süreleri mali tatil süresince işlememektedir.</p>
<p>§ Vergi Usul Kanunu’nun 153-170. maddelerinde düzenlenen bildirme sürelerinin mali tatile rastlaması halinde bu süre, mali tatil süresince işlememektedir.</p>
<p>§ Dava açma süresinin mali tatile rastlaması halinde süre, mali tatil süresince işlememektedir.</p>
<p>3. Mali tatil süresince defter ve belgelerin ibrazı, vergi incelemesine başlama</p>
<p>Kanun’la belirlenen özel haller hariç, mali tatil süresince işyerinde incelemeye başlanılması ve inceleme amacıyla defter ve belgelerin bu süre içinde ibrazının istenmesi mümkün değildir.</p>
<p>Mali tatil süresinden önce başlanılmış olan incelemelerin devamı mümkündür. Ancak, bu süre içinde ilave defter, belge ve bilgi talep edilmesi ve tutanak imzalamaya davet edilmesi mümkün değildir.</p>
<p>4. Mali tatil süresince bilgi isteme ve tebligat işlemleri</p>
<p>Mali tatil süresince, vergi ve ceza ihbarnameleri ile mahsup taleplerine yönelik olanlar hariç, bilgi isteme taleplerinin mükelleflere, vergi ve ceza sorumlularına bildirilmesi mümkün değildir.</p>
<p>Mahsup taleplerine yönelik bilgi isteme talepleri mali tatil süresi içerisinde de bildirilebilmekte olup, gerek mali tatil süresinden önce gerekse de mali tatil süresi içerisinde gerçekleşen söz konusu bilgi isteme taleplerine ilişkin tebligat işlemlerinde süre uzamamaktadır.</p>
<p>5. Mali tatilin sona erdiği günü izleyen yedi gün içinde biten kanuni ve idari süreler</p>
<p>Mali tatilin sona erdiği günü izleyen yedi gün içinde biten kanuni ve idari süreler, tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedinci günün mesai saati bitiminde sona ermektedir.</p>
<p>6. Beyanname verme süresi uzamış olan vergilerde ödeme süresi</p>
<p>Beyana dayanan ve beyanname verme süresi malî tatil nedeniyle uzamış olan vergilerde ödeme süresi (aynı ay içerisinde kalmak kaydıyla), uzayan beyanname verme süresinin son gününden itibaren üçüncü günün mesai saati bitimine kadar uzamaktadır.</p>
<p>7. Mali tatil nedeniyle uzamayan süreler</p>
<p>Aşağıda sayılan süreler mali tatil nedeniyle uzamamaktadır:</p>
<p>§ Özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi ile şans oyunları vergisine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerin verilme ve ödeme süreleri</p>
<p>§ İcra yoluyla yapılan satışlarda katma değer vergisi uygulamasına yönelik (5) no.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesinin verilme ve ödeme süresi</p>
<p>§ Noterlik Kanunu’nun 118. maddesine göre noterler tarafından tahsil edilen damga vergisi ve harç bedellerinin bu Kanun’un 119. maddesi uyarınca ilgili vergi dairesine bildirilmesine ilişkin olarak verilecek beyannameler ile süreksiz yükümlülük şeklinde değerlendirilen ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre verilen (1), (2) ve (4) no.lu Beyannamelerin verilme ve ödeme süreleri</p>
<p>§ Kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin ödeme süresi.</p>
<p>8. Mali tatil kapsamında olmayan süreler</p>
<p>§ Gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tarh ve/veya tahsil edilen (ithalde alınan katma değer vergisi, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi gibi) vergi, resim ve harçlar hakkında mali tatil uygulanmamaktadır.</p>
<p>§ Özel kanunlarında ödeme süreleri tespit edilmemiş amme alacaklarının ödeme sürelerinin, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tayin edilmesi ve tayin edilen sürelerin de mali tatile rastlaması halinde, bu alacaklar için belirlenen ödeme süreleri, mali tatil nedeniyle uzamamaktadır.</p>
<p>9. Diğer kanunlarla ilgili düzenlemeler</p>
<p>Malî tatil ilan edilen döneme rastlayan tarihlerde Sendikalar Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu İş Kanununa göre işverenlerce yapılması gereken, iş kazası ve meslek hastalığı bildirimleri dışında kalan beyan, bildirim ve ödemeler; Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tâbi sigortalıların, Sosyal Sigortalar Kanununa tâbi işverenlerin, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tâbi sigortalıların yapmakla yükümlü olduğu iş kazası ve meslek hastalığı bildirimleri dışında kalan beyan, bildirim ve ödemeler de yukarıda belirtilen süreler kadar ertelenmektedir.</p>
<p>Konuyla ilgili açıklamalar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yayımlanan5604 sayılı Mali tatil İhdas Edilmesi Hakkında kanunun 2 nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Tebliğde yer almaktadır.</p>
<p>Mali tatille ilgili Kanun ve Genel Tebliğ metinlerine aşağıdaki linkler yardımıyla ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a href=" http://www.ivdb.gov.tr/duyurulan/yenimevzuat2007/280307-tatil.htm"><br />
http://www.ivdb.gov.tr/duyurulan/yenimevzuat2007/280307-tatil.htm</a></p>
<p><a href=" http://www.ivdb.gov.tr/duyurulan/yenimevzuat2007/30062007-1.htm"><br />
http://www.ivdb.gov.tr/duyurulan/yenimevzuat2007/30062007-1.htm</a></p>
<p><a href="http://www.ivdb.gov.tr/duyurulan/yenimevzuat2007/30062007-2.htm">http://www.ivdb.gov.tr/duyurulan/yenimevzuat2007/30062007-2.htm</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/01072008-20072008-donemi-mali-tatildir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Satılan malın nakliyesi ve teslimatı irsaliye kesilerek ispatlanmalıdır</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/satilan-malin-nakliyesi-ve-teslimati-irsaliye-kesilerek-ispatlanmalidir/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/satilan-malin-nakliyesi-ve-teslimati-irsaliye-kesilerek-ispatlanmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 08:47:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[Vergi Usul Kanunu Mevzuatı]]></category>

		<category><![CDATA[irsaliye]]></category>

		<category><![CDATA[nakliye]]></category>

		<category><![CDATA[sevk irsaliyesi]]></category>

		<category><![CDATA[teslimat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=393</guid>
		<description><![CDATA[SORU: Satmış olduğumuz malları alan müşterimiz bize olan borçlarını ödemedi. Bu nedenle elimizde bulunan faturalar ve irsaliyelerle birlikte kendisine ihtarname keşide ederek alacağımızı ödemesini istedik. Ancak söz konusu kişiler bizden mal almadıklarını ve böyle bir borçları olmadığını iddia ederek mahkemede borçlarını inkar ettiler. Böyle bir durumda bizim nasıl hareket etmemiz gerekmektedir?
 
YANIT: Türk Medeni Kanunu&#8217;nun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SORU: Satmış olduğumuz malları alan müşterimiz bize olan borçlarını ödemedi. Bu nedenle elimizde bulunan faturalar ve irsaliyelerle birlikte kendisine ihtarname keşide ederek alacağımızı ödemesini istedik. Ancak söz konusu kişiler bizden mal almadıklarını ve böyle bir borçları olmadığını iddia ederek mahkemede borçlarını inkar ettiler. Böyle bir durumda bizim nasıl hareket etmemiz gerekmektedir?<br />
 <span id="more-393"></span><br />
YANIT: Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 6.maddesi uyarınca &#8220;taraflardan her biri hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.&#8221;<br />
Diğer yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 287.maddesi gereği olarak &#8220;Kanun&#8217;un muayyen bir delil&#8221;le ispatını emreylediği hususlar başka suretle ispat olunamaz.<br />
Mevcut hukuki düzenlemeler çerçevesinde &#8220;Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belli bir miktarı geçtiği takdirde yazılı olarak kanıtlanması gerekmektedir.<br />
Türk Ticaret Kanunu&#8217;nun 23.maddesi gereği olarak da &#8220;Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun faturada gösterilmesini isteyebilir.&#8221;<br />
Ancak Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 232.maddesi uyarınca ticari yaşamda fatura verilmesi ve alınması zorunlu olan bir vesikadır. Buna göre fatura aynı zamanda satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak kabul edilmektedir.<br />
Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 230. maddesinde hükme bağlandığı üzere malın satımı aşamasında alıcıya veyahut da alıcının bulunduğu yere kadar sürecek taşınması sırasında irsaliye düzenlenmesi ve dolayısıyla malın irsaliyeli taşınması gerekmektedir.<br />
Konuya ilişkin olarak oluşan bir yargı kararına göre de; &#8220;Davacılar malı teslim ettiklerini ancak bedelini alamadıklarını ileri sürmüş ve buna ilişkin faturaları ve sevk irsaliyelerini dosyaya sunmuşlarsa, bu durumda davacıların iddialarını kesin delillerle kanıtlamaları gerekmektedir.&#8221; (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.No:2007/7821, K.No:2008/1622)<br />
Burada önemli olan malın alıcılar tarafından teslim alındığının kesin olarak kanıtlanması ile alıcılar adına düzenlenen faturaların alıcılara ulaşmış olması ve fatura içeriğine süresi içerisinde alıcılar tarafından itiraz edilmemiş olmasıdır.<br />
Dolayısıyla eğer söz konusu fatura veyahut da faturalar alıcılara ulaşmış bulunuyorsa ve malın teslim edildiği kanıtlanabiliyorsa, süresi içerisinde fatura içeriğine itiraz etmemiş olan alıcıların söz konusu fatura bedellerini ödemesi gerekmektedir. (V. Seviğ)</p>
<p>Referans Gazetesi, 25.06.2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/satilan-malin-nakliyesi-ve-teslimati-irsaliye-kesilerek-ispatlanmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2008 yılında elde edilen kâr paylarında vergilendirme</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/2008-yilinda-elde-edilen-kar-paylarinda-vergilendirme/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/2008-yilinda-elde-edilen-kar-paylarinda-vergilendirme/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jun 2008 21:16:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gelir Vergisi]]></category>

		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<category><![CDATA[kar payı]]></category>

		<category><![CDATA[vergilendirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[Vergilendirme ve istisna uygulamasında en önemli konu, şirketçe dağıtılan kârın hangi yıla ait kazançlardan olduğu noktasında düğümlenmektedir.
2003 sonrasında kâr payları
Gelir Vergisi Kanununun 22/2. maddesine göre, tam mükellef kurumlardan elde edilen ve 75/2. maddesinin 1-3. bentlerinde yer alan kâr paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edilmiştir.  Bu düzenlemelere göre yarısı vergiden istisna olan kâr payları anonim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vergilendirme ve istisna uygulamasında en önemli konu, şirketçe dağıtılan kârın hangi yıla ait kazançlardan olduğu noktasında düğümlenmektedir.</p>
<p>2003 sonrasında kâr payları</p>
<p>Gelir Vergisi Kanununun 22/2. maddesine göre, tam mükellef kurumlardan elde edilen ve 75/2. maddesinin 1-3. bentlerinde yer alan kâr paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edilmiştir.  Bu düzenlemelere göre yarısı vergiden istisna olan kâr payları anonim şirketlerde, hisse senedi veya ilmuhaber sahiplerine, menkul kıymete bağlanmamış çıplak pay sahiplerine, kurucu senetlerine veya intifa senetlerine, yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen kâr paylarıdır.<br />
<span id="more-392"></span><br />
Limited şirketlerde istisnadan yararlanacak kâr payları ise ortaklara ödenen kâr payları ile organ sıfatını haiz müdürlere ödenen kâr paylarıdır.</p>
<p>Söz konusu istisnaya tâbi kâr payları, -kural olarak - Gelir Vergisi Kanununun 94/1-6. Maddesine göre dağıtımda gelir vergisi stopajına tabidir. Bu nedenle istisna kapsamında elde edilecek bu kâr payları, stopaja tabi tutulmuş şekilde elde edilecek kâr payları olacaktır.</p>
<p>Stopaja tabi tutularak elde edilen gelirlerin beyannameye aktarılmasında kural, bu gelirlerin brüt olarak nazara alınmasıdır. Net gelir üzerinden vergilendirme yapılmaz. Bu nedenle, kâr payı elde edenlerin, istisna olan yarı tutarı hesaplamadan önce elde ettikleri kâr paylarını brütleştirmeleri, sonra yarısını alarak istisna ve vergiye tabi tutarı hesaplamaları gerekmektedir.</p>
<p>Söz konusu kâr paylarının istisna tutarını aşan kısmının, Gelir Vergisi Kanununun 86. maddesinde yazılı beyan sınırını aşması halinde, aşan kısmın yıllık beyanname ile beyan olunması gerekmektedir. Bu sınır 2008 yılında elde edilecek gelirler için 19.800 YTL&#8217;dir.  Beyan edilen kâr payları üzerinden hesaplanan yıllık vergiden ise, stopajın yarısı değil, tamamı mahsup edilecektir.</p>
<p>Kâr payının yıllık beyanname konusu olup olmayacağı, ancak bu hesaplama ile mümkündür. Zira beyan sınırının hesabında istisna kısım, nazara alınmaz.</p>
<p>2003 öncesine ait kâr payları</p>
<p>Yukarıdaki açıklamalarımız, kurumların 2003 ve izleyen yıllara ait kârlarını dağıtmaları durumunda geçerlidir. Çünkü Gelir Vergisi Kanununun 22. maddesinde yer alan istisna düzenlemesi, dağıtılan kârın;</p>
<p>- 2002 veya önceki yıllarda elde edilen istisna kazançlardan olmaması</p>
<p>- Kanunun geçici 61. maddesinde kapsamında stopaja tabi yatırım indirimi istisnasından kaynaklanmaması şartlarıyla uygulanmaktadır.</p>
<p>Dağıtılan kârın, 2002 ve öncesi istisna kazançlardan olması veya Kanunun geçici 61. maddesinde kapsamında stopaja tabi yatırım indirimi istisnasından kaynaklanması durumunda aktardığımız istisna uygulanmamaktadır. Zira bu kaynaklardan sağlanan kazancın dağıtımı dolayısıyla elde edilen kâr paylarının beyan kuralları, Gelir Vergisi Kanununun geçici 62. maddesinde farklı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, söz konusu kaynaklardan dağıtılan ve elde edilen kâr paylarının net tutarının 1/9 fazlasının yarısı vergiden istisna edilecektir. Dolayısıyla elde edilen kâr payının 19.800 liralık beyan sınırını geçip geçmediği, bu şekilde belirlenebilecektir. Sınırın aşılması dolayısıyla Yıllık beyannamede bu kapsamda bir kâr payı gelirinin yer alması halinde, bu gelire tekabül eden yıllık vergiden, beyan olunan kar payı tutarının beşte biri indirilecek, kalan vergi ödenecektir.</p>
<p>Kurumların 1998 ve öncesine ait kârlarını dağıtmaları halinde ise, tam mükellef gerçek kişilerce elde edilen kâr payları yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir. Bu kısma tekâbül eden kar payının tamamı, gelir vergisinin konusu dışındadır.</p>
<p>Kurumların 1998 sonrasına, ancak 2003 öncesine ait istisna dışı kazançlarından yapacakları kar dağıtımlarında uygulama ise, 2003 sonrası dönemlerle ilgili açıklamalarımız doğrultusunda olacaktır.</p>
<p>Bu belirlemelerin kâr payı elde edenlerce yapılması olanağı, özellikle halka açık anonim şirket ortakları için pek kolay değildir. Kâr dağıtımı yapan şirketlerin, her şeyden önce dağıttıkları kâr paylarının kaynaklarını belirlemeleri, kâr dağıtımı kararının alındığı genel kurul kararında bunu belirtmeleri ve açıklamaları zorunludur.</p>
<p>Bumin Doğrusöz, Referans Gazetesi, 23 Haziran 2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/2008-yilinda-elde-edilen-kar-paylarinda-vergilendirme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Motorlu Taşıtlar Vergisi borcu</title>
		<link>http://www.senamuhasebe.com/motorlu-tasitlar-vergisi-borcu/</link>
		<comments>http://www.senamuhasebe.com/motorlu-tasitlar-vergisi-borcu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 08:22:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senamuhasebe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Motorlu Taşıtlar Vergisi]]></category>

		<category><![CDATA[Soru-Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[MTV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.senamuhasebe.com/?p=391</guid>
		<description><![CDATA[SORU: Sahibi bulunduğum araç için Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi bana borç çıkardı. Tüm ısrarlarıma rağmen bugüne kadar bu borç düzeltilmedi. Şimdi bana &#8220;gel bu borcu öde&#8221; diyorlar. Ne yapmam lazım?
YANIT: &#8220;Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle Tahsili Hakkındaki&#8221; 5736 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca &#8220;Motorlu Taşıtlar Vergisi&#8221; yasası kapsamına giren taşıtlarla ilgili mükellef değişikliği dışındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SORU: Sahibi bulunduğum araç için Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi bana borç çıkardı. Tüm ısrarlarıma rağmen bugüne kadar bu borç düzeltilmedi. Şimdi bana &#8220;gel bu borcu öde&#8221; diyorlar. Ne yapmam lazım?</p>
<p>YANIT: &#8220;Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle Tahsili Hakkındaki&#8221; 5736 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca &#8220;Motorlu Taşıtlar Vergisi&#8221; yasası kapsamına giren taşıtlarla ilgili mükellef değişikliği dışındaki vergilendirme unsurlarının herhangi bir sebeple hatalı belirlenmesi nedeniyle mükellefler adına ilk tahakkuktan sonra ilaveten tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisinin, dava açılmaması, açılmış davadan vazgeçilmesi ve 30.6.2008 tarihine kadar ödenmesi koşuluyla bu vergilere ait gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.<br />
<span id="more-391"></span></p>
<p>Ancak tahakkukun 1.1.2004 - 31.12.2007 tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin olması gerekmektedir.</p>
<p>Bu konuda mükelleflerin yazılı başvurusu gerekmektedir.</p>
<p>Mevcut yasal düzenleme çerçevesinde 30.Haziran.2008 tarihine kadar tamamen ödenmeyen motorlu taşıtlar vergisinin ödenmemiş kısmı tahakkuk etmiş sayıldığı tarihten itibaren hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.</p>
<p>Eğer yapılan tahakkukun hukuki dayanağı yoksa dava konusu yapılabilecektir.(V.Seviğ).</p>
<p>Referans Gazetesi, 18 Haziran 2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.senamuhasebe.com/motorlu-tasitlar-vergisi-borcu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
