İşten çıkarma, ancak yazılı ihbarla olur.
41 aydır bir şirkette çalışıyorum. Şirket 31 Temmuz itibarıyla feshedilip kapatıldı; ama benim aldığım maaş asgari ücretten farklı olmasına rağmen bordromuzda asgari ücret olarak görünüyor.
İşveren de kıdem tazminatımı bu şekilde hesaplıyor. Ancak, benim gerçek maaşıma göre hesaplaması gerekirse brüt maaşım bin 220 YTL civarında. Net maaşım ise 870 yeni lira. İşveren ihbar tazminatımı da vermiyor, “Biz size ihbar ettik.” diyor. İşkur’dan 13 Haziran’da kâğıt geldi. Görüşmeye gittiğimde “İşveren sizi temmuz ayında işten çıkaracak, bilginiz olsun.” denildi. Fakat işverenin beni işten çıkarmasıyla bana gelen yazılı ihtar arasında 56 günlük süre yok. Yani, beni 20 Temmuz itibarıyla işten çıkarıyorlar, İş Kanunu’nda işten çıkarmalarda 3 yıldan fazla çalışanlar için ihbar süresi 8 hafta olarak belirtilmiş; ama işveren buna uymuyor. Yukarıda belirttiğim konularda tazminat olarak kaybım çok fazla oluyor. Bu şartlarda çıkış belgesini imzalayıp imzalamama konusunda nasıl bir yol izlemem gerekir? Elimde son 3 aya ait maaş alırken imzaladığımız gayri resmi bordroların fotokopileri var, mahkemeye gidecek olursam bunlar işime yarar mı? Ertuğrul Coşkun
Gerçek ücretiniz daha yüksek olduğu halde işveren sizi SSK’ya daha az bir rakamdan bildiriyorsa ve siz de resmi ücret bordrolarını imza atmışsanız bu durumu ispatlamak size düşüyor. Şayet, resmi ücret bordrolarına imza atmamışsanız ve elinizde resmi olmayan ücret bordroları varsa bunu ispatlamanız çok kolay olur. Ancak her hal ve şartta mahkemeye gittiğinizde hakim gerçeği bulmakla görevlidir, bu nedenle de araştırır. Olması gereken de gerçek ücret üzerinden kıdem tazminatının hesaplanmasıdır. Size verilen kıdem tazminatını alın; ama ibraname imzalarken ‘başkaca alacağım kalmamıştır’ diye imza atmayın, ‘fazlaya ilişkin haklarım saklıdır’ diye not düşün. İşveren bu notu düşmüyorsa da ibraname imzalamayın. Bu konuyla ilgili iki adet Yargıtay kararını da aşağıda yayınlıyorum. İhbar tazminatı konusuna gelince, olaya İşkur da dahil olduğuna göre işveren 4857 sayılı kanunun 29. maddesine göre ‘Toplu İşten Çıkarma’ kurallarını uyguluyor demektir. Ancak, bu halde bile 17. maddedeki ihbar önellerine uyulması şarttır. İşkur’dan ayrık olarak işverenin, sizin işinize son verilecek olan 20 Temmuz’dan 8 hafta (56 gün) önce durumu yazılı olarak size ihbar (haberdar) etmiş olması gerekir. Şayet bu tür bir yazılı ihbar yoksa 8 haftadan arta kalan sürenin ihbar tazminatı da size ödenmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas: 2004/8503, Karar: 2004/24277, Tarih: 27.10.2004
Davacı tarafından imzalanan ve imzası inkar edilmeyen bordrolarda davacının ücreti asgari ücret olarak gösterilmiş, mahkemece buna değer verilerek hüküm kurulmuştur. İşyerinde inşaat ustası olarak çalışan davacının çalışma süresi, yaptığı iş ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek bordroların gerçeği yansıtmadığı şüphesi doğmaktadır. Bu nedenle davacının çalışma süresi, yaptığı iş, çalışma tarihleri açıklanarak meslek kuruluşundan alabileceği ücret sorulmalı, alınan cevap tüm delillerle birlikte değerlendirilerek ücret belirlenmeli, gerekirse bilirkişiden yeniden rapor alınmalı ve sonucuna göre hüküm altına alınan alacaklar hesaplanmalı ve buna göre hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas: 2005/9-261, Karar: 2005/284, Tarih: 27.04.2005
Davacı tanıkları ücret konusunda davacının iddiası doğrultusunda anlatımda bulunmuşlarsa da aynı nedenle iş sözleşmesi sona eren kişiler olmaları sebebiyle salt bu anlatımlara göre sonuca gidilmesi doğru olmaz. Diğer yandan davalı tanıkları bordrolarda geçen ücreti doğrulamışlardır. Böyle olunca bordrolarda yazılı olan ücrete itibar edilerek davaya konu tazminat ve diğer işçilik hakları hesaplanmalıdır. Mahkemece, gerekirse bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak sonuca gidilmelidir.
Dul aylığı için bin 260 güne gerek yok
Babam 1992-1996 yılları arasında bin 437 gün Bağ-Kur primi, ardından da 7 gün SSK primi ödemiş ve Şubat 2004′te vefat etmiştir. Annemin emekli olabilmesi için yapılması gerekenler ve şartlar nelerdir? Maksut Telli
Anneniz için yapmanız gereken tek şey babanızın son SSK’lı olduğu sigorta müdürlüğüne dul aylığı için müracaat etmektir. Bu başvuru esnasında, vukuatlı nüfus kayıt örneği ile 3 fotoğraf göndermeniz de gerekir. Zira, 2829 sayılı Hizmetlerin Birleştirilmesi İle İlgili Kanun’a göre ölüm halinde son yedi yıllık sürede en çok prim ödenmiş kurumun (Bağ-Kur’un) kanunları değil, son bağlı olunan kurumun (SSK’nın) kanunları geçerlidir. SSK’ya göre de 5 yıldan fazla sigortalılık süresi ile bu süre içinde en az 900 günü olan birisinin geride kalanlarına dul-yetim aylığı bağlanır.
Okurlara kısa cevaplar
Şükrü Ersoy: Anneniz, 1 Temmuz 1997 işe başlama tarihi ve 2 Mart 1950 doğum tarihi ile 15 yıllık sigortalılık süresini tamamlayacağı 1 Temmuz 2012 günü SGK’dan (eski adıyla SSK’dan) en az 3600 gün sayısı ile emekli olur. 3600 günü tamamlayınca isterseniz prim ödemesini durdurun ve emeklilik gününüzü bekleyin, zira fazla ödemeleriniz bir işe yaramaz.
Mithat Yıldız: SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) adıyla birleştiklerinden SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı sağlık karnesi diye bir şey kalmadı. Ancak, siz henüz memur iseniz Bağ-Kur emeklisi annenize çalıştığınız kurum üzerinden (genel bütçeden) sağlık yardımı verdiremezsiniz. Anneniz (SGK’dan) Bağ-Kur’dan sağlık karnesi almak zorunda. Yok memur değil de memur emeklisi iseniz o zaman sizin üzerinizden SGK’dan (eski adıyla Emekli Sandığı’ndan) veya kendi üzerinden SGK’dan (eski adıyla Bağ-Kur’dan) sağlık karnesi alması arasında fark olmaz.
Aycan Altındağ: 1 Ocak 1986-30 Ekim 1998 arası 3 bin 124 günlük SSK primi ödemelerinizden sonra 1998′de gittiğiniz Almanya’da ev hanımı iseniz ev hanımı olarak yurtdışında geçen sürelerinizi borçlanabileceğiniz gibi çalışıyorsanız çalışma günlerinizi ve çalışma süreleriniz arasındaki birer yıllık boşlukları da borçlanabilirsiniz. Ev hanımı iseniz 1479 sayılı kanuna göre 3 bin 124 günü 7 bin 200 güne tamamlayacak kadar borçlanma yaparak 50 yaşında (eski adıyla Bağ-Kur’dan), işçi iseniz 3 bin 124 günü 5 bin 75 güne tamamlayacak kadar borçlanma yaparak 42 yaşında (eski adıyla SSK’dan) emekli olursunuz. Yurtdışı borçlanmasını kesin dönüş yapmadan yapabilirsiniz; ama emekli olabilmeniz için yurda kesin dönüş yapmanız şart. Bu arada işçi iseniz ve SSK ile Almanya çalışmalarınızın toplamı 5 bin 75 gün olması şartıyla 42 yaşını tamamlayınca hiç borçlanma yapmadan, yurda kesin dönüş yapmadan yurtdışı kısmi emekli aylığı alma hakkınız da var. Gördüğünüz gibi eksik bilgi çok yazıya neden oluyor. Borçlanma için gerekli formları ev hanımları için www.bagkur.gov.tr’deki, işçi için www.ssk.gov.tr’deki formlar ve dilekçelerden alabilirsiniz.
Mehmet Bekar: 1 Şubat 1963 doğum tarihiniz, 19 Aralık 1981 işe girişiniz ve var olan 8 bin 90 gün ile 46 yaşında (1.2.2009 günü) emekli olacaksınız. Ödediğiniz isteğe bağlı primleriniz ortalama kazanç rakamlarını artırıyorsa emekli aylığınızı da artırır; ama tabandan-asgari ücretten veya buna yakında rakamdan ödüyorsanız emekli aylığınızı düşürür. Prim ödemeyin.
21 Temmuz 2007 Cumartesi, Zaman, Ziya Perver
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın