Özelgelerde Ücret

1. Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 25.7.2007 tarih ve 13789 sayılı özelgesi

“GVK’nın 61. maddesinin 2. fıkrasının 2. alt bendinde, ‘Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler’in de ücret sayılacağı belirtilmiştir. Yine GVK’nın ‘Müteferrik İstisnalar’ başlık 6. bölümünde, tahsil ve tatbikat ödemelerine ilişkin istisnayı düzenleyen 28. maddenin 1. bendinde, resmi ve özel müesseseler ve şahıs hesabına yabancı memleketlerde tahsilde veya stajda bulunan öğrenci ve memurlara gider karşılığı olarak verilen paraların vergiden istisna olduğu, özel müesseseler tarafından yapılan ödemelerin, benzeri devlet öğrenci ve memurlarına verilen miktardan fazla olduğu takdirde, aradaki farkın ücret olarak vergiye tabi tutulacağı, bununla beraber, asli görev veya memuriyet dolayısıyla alınan ücretlerin bu istisnaya dahil olmadığı düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre bir öğretim görevlisinin yurtdışı eğitim masraflarının, eğitim sonrasında şirket çalışanlarına eğitim vermesi şartı ile şirketçe karşılanması hali, burs verme olarak nitelendirilemez. Şirket ve ilgili öğretim görevlisi arasında karşılanacak eğitim masrafları nedeniyle çalışma yükümlülüğünü gösterir bir sözleşme ile durumun tevsik edilmesi ve karşılanacak eğitim gideri tutarının işin önemi ve genişliği ile orantılı olması koşuluyla ücret olarak dikkate alınır.”

2. Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 27.7.2007 tarih ve 14084 sayılı özelgesi

“4857 sayılı İş Kanunu’nun ‘Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları’ başlıklı 21. maddesinde; ‘İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurması üzerine bir ay içinde işe başlatmaz ise işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hizmet hakları ödenir (…)’ hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümlere göre her iki ödeme de her ne kadar işsizlik sebebiyle ödenmiş olsa da işveren tarafından evvelce yapılmış hizmet karşılığı olsa dahi (akdin feshi mahkeme kararınca reddedildiğinden, akit taraflar arasında hüküm ifade edeceğinden) hizmet akdine istinaden sağlanan bir menfaattir. GVK’nın 61. maddesinin 2. fıkrasındaki; ücretin; ödenek, tazminat, kasa tazminatı, (mali sorumluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği düzenlemesi karşısında, İş Kanunu’nun 21. maddesine istinaden yapılan iş güvencesi tazminatı ödemesi ve boşta geçen zaman için yapılan ödeme, hangi ad altında olursa olsun GVK’ya göre ücret olarak nitelendirilir ve bu esasa göre vergilendirilir.”

3. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 5.12.2005 tarihli özelgesi

“GVK’nın 23/8. maddesinde, hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatin vergiden istisna olduğu, işveren tarafından işyerinde veya müştemilatında yemek verilmemesi hallerinde ise çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin (259 sayılı GVK Genel Tebliği uyarınca 2007 yılı için) 8,80 YTL’yi aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması koşulları ile istisna, bu tutarı aşan yemek bedeli ödemelerinin ise ücret olarak vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. GVK’nın 186 seri no’lu Genel Tebliği’nde ise ayrıca, söz konusu istisna uygulamasında yemek bedeline Katma Değer Vergisi’nin dahil olmadığı belirtilmiştir. Bu hükümlere göre personele öğle yemeği verme hizmetini sağlayan kuruluşa ibraz edilen yemek çekleri karşılığında ödenen tutardan, personelden tahsil edilen katkı payının ve yukarıda açıklanan GVK’nın 23/8. maddesinde belirtilen istisna tutarına isabet eden Katma Değer Vergisi’nin düşülmesi suretiyle bulunacak olan tutar, söz konusu istisna tutarının altında kalması halinde vergiye tabi tutulacak bir ücret söz konusu olmayacaktır.”

4. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın Mayıs 2007 tarihli özelgesi

“GVK’nın 63. maddesinde, ücretin safi değerinin işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından maddede bentler halinde sayılan indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar olduğu hükme bağlanmıştır. Yine GVK’nın 104. maddesinde ise yıllık Gelir Vergisi’nin, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından ‘sakatlık indirimi’ başlıklı 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. Kısacası, son olarak 31. maddede belirtilen indirimlerin de yapılmasından sonra kalan tutar vergi matrahını oluşturmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalar gereğince, GVK’nın 86. maddesine göre ücret gelirlerinin beyan sınırını aşıp aşmadığının tespitinde söz konusu ücretin brüt tutarının dikkate alınması söz konusu olmayıp, vergi matrahının dikkate alınması gerekir.”

Kaynak : Referans Gazetesi

Etiketler: ,

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Henüz Yorum Yok.

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)