Yargı kararlarında KDV’nin konusu
Danıştay 9. Dairesi E.2004/1462 K.2005/1209 T.5.5.2005
Davacı Şirket hakkında, ortaklarına borç para kullandırmak suretiyle faiz geliri elde ettiği ve elde edilen bu faiz gelirleri için fatura düzenlemediği ve KDV hesaplamadığından bahisle cezalı KDV tarhiyatı yapılmıştır. KDV Kanununun 1/1. maddesine göre ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu, 4/1. maddesine göre teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerin hizmet sayılacağı hükme bağlanmıştır. Olayda ortaklarına borç para vermek suretiyle faiz geliri elde ettiği ve bu gelirleri için fatura düzenlemediği ve KDV hesaplayarak beyan etmediği sabit olan davacı şirketin, yukarıda sayılan madde hükümlerine göre ortaklara borç para vermek suretiyle finansman hizmeti sağlamasının, anılan Kanun kapsamında ticari faaliyet olarak kabul edilmesi ve dolayısıyla söz konusu borç para verme işleminin sonucunda elde edilen faiz gelirlerinin katma değer vergisine tabi olması sebepleriyle, hakkında yapılan tarhiyatta isabetsizlik yoktur.
Danıştay 7. Dairesi E.2002/4471 K.2003/3462 T.9.6.2003
Davacı kurum olan Telekomünikasyon Kurulu Telsiz Genel Müdürlüğü hakkında, beyanname vermemesi nedeniyle takdir komisyonu kararına dayanılarak cezalı KDV tarhiyatı yapılmıştır. KDV Kanununun 1/3-f hükmüne göre, Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemi KDV’ne tabi olup, GVK’nun anılan 70.maddesinin 5.fıkrasında da, arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı, alameti farika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı sayılacağı hükmü yer almıştır. Telsiz Kanunu’nun 5/14.maddesinde ise, kurumun gelirlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükmüne yer verilmiş olup, olayda, davacı Kurum tarafından işletme hakkının devri, 3065 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan hükmü karşısında, KDV’ne tabi ise de; davacı kurumun gelirlerinin, anılan yasaya nazaran özel olan 2813 sayılı Telsiz Kanunu’nun 5. maddesiyle her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olması sebebiyle, hakkında yapılan KDV tarhiyatında hukuka uyarlık yoktur.
Danıştay 9. Dairesi E.1999/3421 K.2000/2772 T.10.10.2000
Davacı hakkında, 29.12.1997 tarihinde sattığı aracının değerini düşük beyan ettiğinden bahisle, takdir edilen matrah üzerinden cezalı KDV tarhiyatı yapılmışsa da, 213 sayılı Kanununun 161. maddesinde vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesinin işi bırakmayı ifade edeceği, 193 sayılı Kanunun 82. maddesinde ise ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetiyle serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi karşılığında elde edilen hasılatın arızi kazanç olduğu hükme bağlanmış olup, olayda davacının nakliyecilik faaliyetinde kullandığı aracını satmasıyla vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin son bulması, işi bırakmaya ilişkin tespitin araç satışından 2 gün sonra yapılmış olmasının olayın gerçek mahiyetini değiştirmeyecek olması dolayısıyla elde edilen kazancın arızi kazanç olması ve katma değer vergisine tabi bulunmaması sebepleriyle, davacı hakkında yapılan tarhiyatta yasal isabet yoktur.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın