Yargı kararlarında mücbir sebep

Danıştay 7. Dairesi E.2003/1400 K.2004/1701 T.10.6.2004

Davacı tarafından işyerinde çıkan yangında zayi olduğu belirtilen defter ve belgeler bu sebeple incelemeye ibraz edilmemişse de gerek bu konuda adli yargı yerinden alınmış bir zayi belgesi sunulmamış olması, gerekse de itfaiyece olay anında tutulan tutanakta defter ve belgelerin yandığına dair herhangi bir saptamanın yapılmamış olması sebepleriyle incelemeye ibraz edilmeyen defter ve belgeler için mücbir sebebin varlığından söz edilemez.

Danıştay 4. Dairesi E. 2004/178 K. 2004/1479 T. 23.6.2004

Davacının müdürü olduğu limited şirketin 4811 sayılı kanun gereği yapacağı taksitli ödemelerinin kendisinin tutuklu olması nedeniyle mücbir sebep kapsamında ertelenmesi gerektiği yolundaki başvurusunun; davacının tutuklu olması halinin şahsı için Vergi Usul Kanunu’nun 13. maddesine göre mücbir sebep sayılabilecek olması ancak 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu kapsamında ödenmek istenen borcun davacının şahsi borcu olmayıp şirket tüzelkişiliğine ait borç olması ve bu sebeple mücbir sebep sayılamayacak olmasından dolayı reddi gerekmektedir.

Danıştay 7. Dairesi E.2001/451 K.2003/4388 T.21.10.2003

Davacı defter ve belgelerini depremde zayi olduğundan bahisle incelemeye ibraz etmemişse de 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’a eklenen geçici 15. maddeye göre defter ve belgelerin zayi olması sebebiyle mücbir sebep halinden söz edilebilmesi için defter ve belgelerin zayi olduğuna dair yetkili mahkemeden veya il ve ilçe kurulundan alınması gereken kararın olayda alınmamış olması ve işyeri merkezi (x) şehrinde olan davacının defter ve belgelerini işyaptığından bahisle (y) şehrine götürmesinin de normal hayat akışına uymaması sebepleriyle olayda mücbir sebebin varlığından söz edilemez.

Danıştay 11. Dairesi E.1998/4152 K.1999/2772 T.1.7.1999

Vergi Usul Kanunu’nun ek 7/4. maddesinde, uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabının, tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya karşı genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açılabileceği ve uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren dava süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu sürenin tutanağın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olarak uzayacağı öngörülmüştür. Uzlaşmanın gerçekleşmediğine dair tutanağın 17.4.1998 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve en geç 4.5.1998 tarihinde dava açılması gerekirken 20.5.1998 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden incelenme olanağı bulunmadığı olayda, gerek 2577 sayılı kanunun 8. maddesinde dava açma süresinin mücbir sebep varlığı halinde işlemeyeceğine dair bir hükme yer verilmemiş olması gerekse VUK’nın 13. maddesinde mücbir sebep hallerinde sadece vergisel işlemlere ilişkin sürelerin duracağının belirtilmesi karşısında, davacının sağlık ocağından almış olduğu 20 günlük yatak istirahatine ilişkin rapor dava açma süresini durdurmaz.

19.09.2007, www.referansgazetesi.com

Etiketler: ,

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Henüz Yorum Yok.

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)